AYNA

Ona her bakışımda Rabb bana yalnızca kendini aynalamıştı. Bir bedenden öte önce ruhuna bağlıydım. Sonra gülüşü, yürüyüşü, kokusu ve en çokta elleri. Parmaklarını sevdim onun. Sevdiği herşeyi, sevmediklerini, fikirlerini, savunmasını, korkularını, dile getirmeye çekindiklerini duymayı, onu ta ki ben bulana dek büyüten, onu bana hazırlayan herkesi, her duyguyu çok sevdim.

Sonra Dünya’yı sevdim. Onu bana getiren sebepleri, beni ona taşıyan kaldırımları sevdim. Çektiğimiz tüm ızdırapları, geldiğimiz noktayı, Dünya’nın onu bana sunma biçimini, sunarken uzak tutma niyetini sevdim. Yaşamış ve halen yaşamakta olan tüm insanları koşulsuz sevdim. Eril ve dişil yaradılışlarını oldukları gibi, doğal haliyle sevdim. Değiştirme, değiştirilme çabası güdümlenmeyen sevginin en saf sevgi oluşunu ve beni onunla buluşunu sevdim. Öfkemi bana unutturuşunu ve yine tüm Dünya’yı besleyen sonsuz şefkati içime dolduruşunu çok sevdim. Bambaşka sevdirdi, sevdim…

Feyza

Kaçamadın

Sana ulaşmak için ben

Küçük dağlardan denizler kırptım

Sana ulaşmak için ben

Yolları yarıdan döndüm

Aklımla bin yaşadım da…

Bir öldüm bir dirildim

Gözlerinin içinde kalbim

Ellerinde tenim

Ruhumda benim

Sen vardın

Sabahlar olmasaydı

Güneşe inanmazdım

Geceleri aya

Tüm gerçekleri anlattım

Sağında benim

Solumda sensin o

Gene kaçamadın

Sevdiğim her adamda

Seni aradım

Gördüğüm her yazıda

Ellerini

Aşk-ı bilirim sandım da

Yolda unuttum

Sözlerini

Döndüğüm her rüzgarda

Aklıma geliverdin

Bir akşam vaktiydi

Saçlarını okşadım

Yine kaçamadın…

Gene kaçamadın…

Hiç kaçamadın…

Ne Dersin

Belki bir çiçekten filizlenmişimdir

Şeker kamışıyımdır belki

Ya da Japonya’da çiçek açmış kiraz ağacıyımdır

Kim bilir

Camgüzeliyimdir belki de sokağa bakan 

Saksı kenarından dünyayı ne kadar görebildiysem

Masanın üzerinden atlamaya cesaretim yoksa da

Tüm film repliklerini bilirim

Kanatlarım olur uçarım belki bir gün 

Belki seni de verirler yanıma 

Gelir misin

Belki kanadım sensin belki de seninimdir ben

Paylaşalım mı düşüşleri kalkışları

Sen varsan her şeyim var

Sen yoksan boynu bükük sardunyalar

Bu filmleri çok ağlatıcı yapıyorlar

Biraz neşelenmeye ne dersin?

Sevsem

Sevsem seni, bir akşam üstü

Yada ezan vakti, saçlarını okşasam

Güneşe giderken sen ve ben

Yıldızlarda mola versek, tan vakti

Aşk dediğini anlatsak onlara

Belki kalırlar yarına belki de bir anda

Kayıp giderler sonsuza ya…

Aynı öyledir desek inceden

İncitmeden

Ürkütmeden…

Sevginin kusurlarını anlatsak

Eğer varsa..

Kalırsa desek yarına “gerçektir”

Kucağında güneşi yuvarlarken sen

Ben ayı düşürsem göle

Üzülmesek ağlamasak

Çok da soru sormasak