Kavuşsak mı artık

Bakalım aşk var mı bizim lugatımızda
Yoksa
Biz mi ekleyeceğiz lugata aşkı
Bakalım
İpimiz yetecek mi
Kırık kalplerimizi dikmeye
Soruların cevapları uzun mu olacak kısa mı
Şöyle yavaş yavaş yanaşsak
Kavuşmaya karşı
Sonra gene
Biraz biraz kavuşsak
Sonra gene
Ve hergün yine

Babalar günü

Sıfırdan değil eksi birden başladık hayata
Bizim öyle bizi gözeten kollayan babamız olmadı
Gölgesi yeter derler biz daha ziyade gölgesinde esir kaldık
Hâlâ daha bir babam var diyemem
Öyle bir babalar günü benim için
Kutlanacak tek bir gün olsa keşke maziden
Öyle bir babalar günü
Bugün
Eksiden tapiye vardık

Birliğine Geldim

Huzurundayım tanrım
gözlerden uzak bir yakarışla
hayalden yapılma bir mabette
hindistan cevizi içi gibi beyaz düşlerimle
Tavanı gök mavi
tabanı bembeyaz mermer
sütun sütun göğe yükselen dualarım
tam ortasındayım toprağımın
işte sana geldim tapınağım
ortak bir dille adını haykırıyorum
her halimle alemlere
Sana atılan adımlarımı öyle seri
öyle içimi bile bile karşılıyorsun ki
bir atıyorum bin geliyorsun
bir seviyorsam bin seviyorsun
hayran olduğum kutsalım tanrım
içimdesin dışımdasın
yakınsın uzaksın
evvelsin ahirsin ansın
her şeyimde, her şeyinde
sadece ama sadece sen varsın

Hasretliğim Kadınım

Mucizeler çağıldıyor sözlerinde
Ruh-u revanım
Hele bir gelsen tohumlarım filizlense
Bazı şeyleri acele ettiremiyorsun işte
Kalbim kalbim hayretle
Açıldıkça açılıyor sonsuzluk içinde
Görüyorsun değil mi beni sen de
Nasıl dayanıyorsun bensizliğe
Ben mi ben şey
Oyalanıyorum işte sen gelinceye kadar
Yazma kenarlarına
Öpüyorum yaşamımın her iplikçiğini
Sen diye sarılıyorum çarşaflara
Konuşuyorum çiçeklerimle
Perde perde çekiliyorum geceleri
Derinime en derinime seninle olayım diye

Evren Sade Bir Tören

Görenler onu görüyor

Şu Karşıdan Gelenler Kim

Tümdengelim

Bir dünya sürgününe değil
asırlık yangını söndürmeye geldik
bir oğul istemiyor kimse bizden
koşul da kurban da yok bu aşkta
tüm aşkları baştan yazmaya geldik

Tanrı bilir aynı mayadan yoğurdu bizi
birimize demiri,
birimize bakırı fazla koymuş olabilir,
ne fark eder ki?
biz o ilk ayrılıktan buraya
alaşım oluşturmaya geldik

Tüm benliklerimizden bizliğe
tüm diller, tüm renklerimizle birliğe
ol demeye,
içimizin insanlarını bir bir
süzüp
içimizde kalanlarla
“özünde her şey iyidir”e
geldik
.

Senin İçin Benim İçim

Sende yaşıyorum daha ne olsun
hele kalbin pır pırsa dünyalar benim oluyor
soruyor insan ister istemez
bu hayal mi gerçek mi
bu kadar gerçekçi sevmeseydi kimse kimseyi
bu kadar inandırıcı gelmezdi doğrusu
rüyalarını bile görüyorumdur belki

Hep yanındayım aslında
gözün ışığa alışsın diye görünmezim
bir yerlere gidiyorsun belli, heyecanlısın
karışık kokular salınıyor, sesler duyuluyor
rahatlıyorsun, rahatlıyorum,
esinti var biraz da çilenti
üşümeyesin diye sana sarılıyorum

Her şeyinle
bana taşındığından beri
iki kişilik yaşadığım doğru
masada tabağım, kahvem bir fazla
dumanı tütüyor, ılıklaşıyor, soğuyor olsun
olur da acıkmışsındır
olur da özlemişsindir elimden içilen kahveyi
sevgimi sunmak için yer arıyorum işte

Hatırı sayılır hatıralar biriktiriyorum ikimiz için
olur ya ayakların bir gün
evimin yolunu buluverir
olur ya kapına geldim dersin
olur ya yaşamakla kutsanırız yeniden
olur mu olur